Site Anasayfa Coğrafya'ya Giriş Türkiye Ekonomik Coğrafyası Türkiye Fiziki Coğrafyası Harita Bilgisi Coğrafya Animasyonları
Genel Coğrafya Toprak Coğrafyası Küresel Isınma Konuları Genel Fiziki Coğrafya İllerimiz İngilizce Tanıtım Coğrafya Videoları
Coğrafi Bilgi Sistemi Nüfus ve Yerleşme Tarih Ders Konuları İlahi Dinle Türkçe - Edebiyat Konuları Örgü - Dantel İşleri
Site ArşiviHaber BülteniCoğrafya Ders KonularıFlash OyunlarDini AnimasyonlarKur'an-ı Kerim Dinle

« Önceki :: Sonraki »

Yüreği Eskiciye Satmalı

25.6.2009 · Kategori: Yazılar Hikayeler

Yürek sevmiyorsa; nasır bağlamışsa ve granitten bir hal almışsa insana karşı; ne yapmalıdır böylesi yüreği?
Ruh ile yitirmişse dostluğunu ve kapatmışsa gözlerini gündüzün orta yerinde.
Beyhude böylesi bir yüreği taşımak.
Artık gece''nin siyah rengine ortak değilse, tenhada ağlayarak.
Bu yürek satılasıdır eskiciye.
Bir acı söz veya bir şiir mısrası yakmıyorsa canını. Bu yürek; o yürek değildir artık.
Bir iki laf edemez olduysan âşk üzere artık eskici arama vaktidir.
İlk eskiciye satmalı böylesi yüreği üç-otuz paraya...
Paraya dedim ya; geçmişte yaşanların hatırına yoksa böylesi yürek beş para etmez.
Yüreği değerli kılan sevgidir. Karşılıklı veya karşılıksız.
Yeter ki, sevme yeteneğini kaybetmesin yürek. Karınca''dan; Süleyman''a.
Böylesi bir yürek taşınmalıdır. Ettende olsa.
Ama neden''i kaybetmişse;
Eskiciye satmalı böylesi yüreği.
Ve durup durup sızlıyorsa bir gece yarısı.
Köz yanmada ise yürek kafesinde ve nefret harlıyorsa közü.
İşte bunun için satmalı bu yüreği eskiciye.
Gerci;yüregi olan eskicide almaz böylesini
Görüyorsun yürek;hurda degerin bile yok sevgi olmayinca...



Tükenmeyen yollarda,bilinmeyen geleceklere Yürüyerek geçiyor yaşam.
Uyandığımda bitecek bir rüya gibi.
Hiç durmadan,koştururcasına yürüyorum, Durursam uyanacağım, Yaşam bitecek sanki...

Ardıma bakmadan gidiyorum Bir daha geçmeyeceğimi bildiğim yollardan. Her adımda dağılıyorum.
Bir parçam,ellerimden düşer gibi, Kayıp gidiyor benden...

Bir köşede gülüşümü bırakıyorum. Bir gece yıldızlara bakarken,gözlerimi.
Sokak lambalarında, sessiz gölgelerimi. Günbatımının kızıllıklarında çocukluğumu, Gündoğumlarında,sabah çiğlerine karışan gözyaşlarımı...

Siyah beyaz bir fotoğrafta düşlerimi... Oysa düşlemek ne güzeldi çocukken. Nerden bilirdim yaşamın Böyle parçalanarak süreceğini Ve ömrümün,kendimi toplamakla geçeceğini...

Bir yap-bozum sanki, Tek parçamı bile bulamadan, Yeniden dağılıveriyorum. Nerede başladı bu...
Hatırlamadığım kadar uzakta kaldı ilk kırıntılarım.
Her yiten parçada sessiz bir çığlık attı yüreğim, Sel olup aktı da,kimseler görmedi.
Sessizce gelip toplamasını bekledim O hep beklenen,ama hiç gelmeyenin...

Yüreğimde bir telaş,bir heyecan; -Beni tamamla artık ! -der gibi çırpınan... O değil miydi daha yolun en başında Bin parçaya bölünüp dağılan...

İstesem de bulamam yüreğim. Bir daha geçmeyeceğim bir yolda, Bir eskiciye bıraktım seni,paramparça...

Çığlıkların paçalarımdan süzülüyor, Kimseler görmüyor...

İşte böyle sürüyor yaşam Yolun birinde eksilip, Bir başkasında biraz artan...

Kim geri getirebilir, Bir daha geçmeyeceğim bir yolda, Bir eskicide kalan , O bir parçası hep eksik yüreği...

...alinti...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu